• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal

Anasayfa

Biz insanlar bir milyar öğrenme anının ürünüyüz ama sadece bu değil. Konuşmayı, yürümeyi, acı ve rahatsızlıklardan kaçınmayı, dostluklar edinmeyi, yiyecek, barınak bulmayı ve diğer binlerce ayrıntılı hünerleri içgüdüsel olarak zaman içinde öğreniyoruz.
İnsan acıdan yapılmıştır. Hafıza ve düşünme yeteneğinin sınırları ve biçimini belirleyen acıdır. Hiç acı duymamış birisi hiçbir şeyi düşünmeye ve hatırlamaya ihtiyaç duymaz. Bu yüzden beni ben yapan şey biriktirdiğim ve harekete geçirdiğim, içimde sakladığım ve üzerimden akıp geçen tüm acılardır, bu acının hareketidir.
Hayat! Hayat hayattır! Hayat hayattır! Hepimiz gücü hissettiğimizde Hayat hayattır! Hepimiz acıyı hissettiğimizde Hayat hayattır! Halkın hissiyatıdır o
Farklı kalıplara sığmak ya da zorla kendini sığdırmak. Ama uzun sürmez ömrü kalıbın. İnsan beyninin kaçak elektrik kullanma şekli bambaşkadır. Daha küçük bir çocukken başlar bu illet. Acaba herkeste var mı düşünceleri. Herkes benim gibi mi? Yalnızken sanki etrafımda birileri varmış gibi konuşmak.
Bizde iktidara, devlete bulaşmaz Türk şairleri. Korkudan. Belediyecidir onlar. Kaldırımlardan, çukurlardan yakınırlar bir ömürboyu. Birçoğu da Kemalist hükümet şairidir. Başka bir şey de olamazlar. Maça ister.
Beş yaşındayken mucit olacağımı düşünürdüm. İcatların dünyayı değiştirebileceğini biliyordum. Diğer çocuklar yüksek sesle ne olmak istediklerini düşünürken, ben ne olacağımı bilmenin gururuyla böbürleniyordum.
doğrudur efendiler, kitap okumak insana pratik pek fayda sağlamaz. bilakis varoluşun farkındalığını arttırır, acı verir farkındalık, varoluşunun en fazla farkında olan insan en fazla acı çeken insandır. varoluşun ağırlığı ve o ağırlığı tüm bedeninle, fiziksel varlığınla hissetmektir acı olan.
Bugünlerden, her şeyin başladığı o an’a doğru bir yolculuğa çıkmak üzeresiniz. Bu infografik henüz tamamlanmış değil, ve ilginç ki; tam şuan biz bu satırları yazarken ve yayına aldığımızda sizler bu satırları okurken infografiğin hep biraz daha ötesine geçmiş olacağız ve ilerleme hiç bitmeyecek.
“And olsun ki, biz insanı süzme çamurdan yarattık. Sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Ve sonra onu başka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şanı ne yücedir.”
Kendi sorduğum soruya cevabı kendim yapıştırayım: Tabii ki, öyleyiz! Başka nasıl olabilir ki? Bozuk düzen ya da çarpık düzen veya sömürü düzeni, yağma düzeni vb. adlarla andığımız düzeni her gün yenileyen, sürdüren bizden başkası değil.
 1  ...
Videolar
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam31
Toplam Ziyaret87653