• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Doğan Güneş
Orantısız Bir Çağdayız- 1)
07/08/2020
(En durgun hayat bile zaman zaman bir hız trenini çağrıştırıyor,
bazen yalnız başımıza bazense yanımızda biri ya da birileri ile
yükseklere çıkıp bulutlara değeceğimizi sandığımız anlar yaşıyor,
sonra hiç ummadığımız bir anda neredeyse çakılırcasına yeryüzünün
derinliklerine doğru korkunç yolculuklar yapıyoruz)..
 
Y Hafçı Şehla Balıklar Denizi’ n de, ‘’İnsanın ruhundaki yaralanmalar
çocuklukta başlar; önce onunla büyür, sonra onunla yaşlanır..
Bütün hayatı onun üzerine şekillenir, bozuk bir pusula gibidir o yara’’
diye tarifler insanın öyküsünü..
Oysa insan alçıya benzer, alçı donmadan istediği şekli almalıdır..
Yoksa ya öfkeli bir acıyla kırıla kırıla, ya da bir heykeltıraş gibi
kendini yonta yonta değişebilir..
Başı sonu belli olmayan zamanlarda insanın çocuklukta başlayan
ruh kırıkları tarifsiz acılar ve onulmaz hayatlar getiriyor..
Çünkü zaman herkesi ve her şeyi dışlayan bir sahneye dönüşüyor..
Öğretilmiş ve öğrenilmiş bir alışkanlığa dönüşüyor..
 
Öylesine yılışık, iğreti, korku dolu bir kesitteyiz ki,
düşlerimiz, imgelerimiz, belleğimiz durmadan hırpalanıyor..
Toplumsal mutsuzluğun kesif kokusu kaplamış ortalığı..
Dışarda, insanlardan çok gölgelerin kalabalığı dolaşıyor sanki..
Sanki herkes bulabildiği boşluğa sığınmış..
Baştan aşağı tenha, ürkek ve korku dolu bir siluet..
Ne söylesek ne yazsak bizi bizi birbirimize bağlayan
 
geçmişin tragedyasına dönüşüyor..
 
Özgürlüğün kokusunu duyumsamak yerine sırnaşık bir kokuyu
kabullenmek için kıvranıp duran insancıkların çoğaldığı bir zamanda
birden bire, herkesin yüreğini havalandıracak bir düşün olması ihtimali
salt bir düşten ibaret olabilir mi peki?..
Çoğalan dünyada ıssızlaşan insanlık sanal dünyada arıyor mutluluğunu..
Mutluluğu geçtik artık insan hikayesini kaybetmenin sınırında..
 
Beklemek, unutmak, umutsuzluğa kapılmak, kaybettiği kokusuna
el açıp sadaka istemek duygusu, mahvolmuş bir yenilginin
çağına geçişin sahnesi olabilirdi ancak..
 
Hayatın o kendi akışı içindeki saf tebessüm dahi olağanüstü
lükse dönüşüyor..
Doğal olarak koynumuzdaki içtenliği saklamakta o denli acıtıyor canımızı..
 
Özgürlüğün kokusu elini uzatsa dokunacağı mesafedeyken,
öyle amansız, apansız ve çırılçıplak ki insanın öyküsü, zaman,
bir kitabın içinde unutulan ayraç gibi hüzünlü..
Melodisiz, çiçeksiz, rüzgarsız bir mevsim devşirdiler üzerimize..
 
Hepimiz biliyoruz ki, küçük bahçelerimizde olanca mutluyuz..
Çünkü bireysel narsizmden toplumsal şizofreniye geçen belleğimiz
İki yüzlü senaryolarda kol kola geziyor..
Mütevazi düşlerimize ne kadar güzellikler taşıyoruz?..
 
Her şeye rağmen insan denen madde, içini kemiren korkularını,
ruhunu ve umutlarını mahveden o eziyeti alt etmeye muktedirdir..
 
Unutuluş çağındayız; Yaşam giderek fire veriyor..
Ne kadar göğe yakın durursak o kadar iyi..
Çünkü meziyet kocaman bir ‘özgür insan zincirinin’ halkası olabilmektir..
Cumartesigüncesi-


166 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Her Kent Biraz Hüzün Biraz Umuttur - 18/09/2020
Bir aleve sarılmak mümkün mü? Bir uçurumun kenarında durup da
Vivaldi’nin Hangi Mevsimindeyiz Bilinmez - 22/08/2020
Beyoğlu’nu düşündüm. Kaç zaman oldu rotamızı şaşırıyoruz böyle. Bir ülkeden bir iç ülkeye göçün izdüşümleri gibi şimdi bu kadim semt.
Bazı Düşler Boy Verir Mavi Göğün Altında - 25/07/2020
Gündüz düşleri geceleri alt yazı geçiyor gözlerimden.
Doğaçlama Bir Sevinçtir Temmuz - 03/07/2020
Doğaçlama Bir Sevinçtir Temmuz
Bir Şekilde Bir Yerlerde Dokunuyoruzdur Belki Öteki Yanımıza - 19/06/2020
Bir Şekilde Bir Yerlerde Dokunuyoruzdur Belki Öteki Yanımıza
Cumartesi Güncesi - 06/06/2020
Raslantısı Azalmış Bir Hayata Tutunmuş Gibiyiz