• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Zeki Coşkunsu
Sonsöz (Fragman 2)
17/10/2020

                                  SONSÖZ(EPİLOG)(1)

[FRAGMAN-2]



  
Vahşilik(ilkellik/yabanıllık/bedevîlik)” dedim de, “vahşi(ilkel/yabanıl/bedevî)” geldi aklı-ma Tanrım! Hem de, Sir James George Frazer’in betimlemesiyle bir “insan dökümanı(2) olarak vahşi; insanın kendini hayvan seviyesinden yükseltmek için verdiği gayretin kanıtı olsa gerek...

     Ne var ki, bu yükselen nesildeki çağdaşlarımız, “trajedi” ile “komedi”nin bir arada olduğu, gözlerimiz önünde tanık sahnesinde sessiz sedasız sergilenen, “uzun bir tiyatro oyunu”nun kim bilir belki de, -bu çağ için- “son perde”sine şahit olduğumuzun pek farkında değil gibiler! O vahşilere ne olursa olsun perde, o belirlenen vakitte(ecel-i müsemmâ) onların üzerine inmek zorunda! Onlar da tıpkı “dodo kuşları(*) gibi yok olacak…! Kumlar hızla akıyor: kim bilir belki de -bu çağ için- “vakit dolacak: kayıtlar kapanacak ve kitap mühürlenecek…!”

     (*)[Dodo Kuşları: “Dodo” ya da, “Mauritius dodosu(Raphus cucullatus)”, güvercingiller familyasından Mauritius’ta yaşamış ama 17. yüzyılın sonlarına doğru soyu tükenmiş bir kuş türüdür. Yaklaşık 1 metre boyunda ve 20 kilo ağırlığında uçamayan bu kuş, şu an için “Raphus” cinsi içinde değerlendirilen yegâne türdür ve “güvercingiller(columbidae)” familyasında sınıflanır. Yerde yuvalandığı ve meyvelerle beslendiği belir-lenmiş olan dodoya, soyu insanın kaydedilebilmiş tarihi sırasında ve doğrudan insan etkinliğine bağlı ola-rak tükendiği için, ‘soy tükenmesinin örneği’ olarak sıklıkla atıfta bulunulur.](3)

     Peki, bu “maratonun varış noktası” neresi? O ise “geleceğin sis bulutları ardında gizli/saklı ve mucizevî gizemliliğini koruyor!”

     Yaklaşık son yüzyıldır, bilimde “garip” bir şeyler olmakta; araştırmacıların çoğu bunun farkında değil; diğerleri ise meslektaşlarına bile itiraf etmiyorlar! Ama “havada bir gariplik var…!”

     Her ne kadar günümüz bilimi, Sir James George Frazer’in ifadesiyle; “insan zihninin evrenin sonsuz karmaşıklığını ya da daha ziyade zihnin aydınlık perdesine yansıyan gölgelerini belli bir ölçüde idrak etmek için amirane talep ettiği düşünsel sadelik ve bütünlüğe erişmiş”se de, “bu karmaşıklık sonsuz olduğundan, nihai bütünlük arayışı da muhtemelen sonsuz”dur. Dolayısıyla, “bilimin engin genellemelerini taçlandıran kesinliğin esasen yanılsamadan, bitkin zihne sundukları cazip sadelik ve bütünlüğünse son duraktan öte sonsuz yürüyüşteki mola yerlerinden ibaret” olduğundan şüphelenebiliriz! Kaldı ki biz düşünürlerin, “sürekli konaklayabileceği bir dinlence yeri yok”tur! “Önünde ebediyen ilerleyen loş bir aydınlığın peşindeki bir seyyah gibi daima ileri gitmek” zorundayız! Odysseus’un sözlerini bizler de yineliyoruz: “Her tecrübe, o ayak basılmamış dünyanın ışıklarını yayan ve ne zaman hareket etsem ebediyen benden uzaklaşan bir köprüdür!”(4)

     Neyse, bizler de o “köprü”den geçiyor ve diyoruz ki; “gelecek de bir gün gelecek!” Ancak, biz ilkin “geçmiş”e ve “şimdi”ye kısa bir göz atalım. Bakalım vaziyet nedir? Çünkü “geleceğin izleri, ‘geçmiş’te ve ‘şimdi’de yatıyor!” Tıpkı Douglas R. Hofstadter’in “Einstein’ın Beyniyle Sohbet” adlı öyküsünde dillendirdiği gibi, “BUGÜNÜN İZLERİ YARIN İÇİN BIRAKILIR: BUGÜNÜN ‘BEN’İ DE, GELECEK ZAMANDAKİ ‘BEN’ İÇİN MESAJLAR VE ANILAR BIRAKIR. BU SİNİR HÜCRESİ DANSI, ASLINDA RUHUN DANSIDIR; BU RUHUN TEK KOREOGRAFİ FİZİK KURALLARIDIR!”(5)

(1) Bkz. COŞKUNSU,  Zeki;  “Tanrım Konuşmalıyız;  Lütfen,  Mümkünse Hemen!”, [Mono-              

    log] ss. 348-349, ÇizgiKitabevi Yay., Konya, 2015.

(2) Bkz. FRAZER, (Sır) James George; “İnsan, Tanrı & Ölümsüzlük(İnsan Gelişimi Üzerine

    Düşünceler)”, çev. Onur Aydın/İrem Demirel, s. 41, Altın Bilek Yay., İstanbul, 2015.

 

(3) Bkz. https://en.m.wikipedia.org/wiki/Dodo & https://tr.wikipedia.org/wiki/Dodo[Erişim

    Tarihi: 10.04.2015]  

(4) Bkz. a.g.e.; s. 564, Altın Bilek Yay., İstanbul, 2015.

(5) Bkz. DENNETT, C. Daniel & HOFSTADTER, R. Douglas; “Fantasies and Reflections

    on Self and Soul(Aklın G’özü, Benlik ve Ruh Üzerine Hayaller ve Düşünceler)”, çev. Füsun

    Doruker, s. 435, Bogaziçi Üniversitesi Yay., 2. Baskı (Kasım), İstanbul, 2014.

(DEVAM EDECEK…)



155 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SONSÖZ [FRAGMAN-3] - 24/10/2020
Tanrım; eğer bu arada sürç-i lisân etmişsem de, Sen bana bakma!
Sonsöz (Epilog) - 09/10/2020
“Tanrım; konuş benimle!”
Ben seni kucağımda taşıyordum! - 05/10/2020
...Ben seni kucağımda taşıyordum.
Tanrım, Sen Hep Tecelli Hâlinde misin? - 27/09/2020
...
Tanrım, Neden Saklanıp Gizlenmezsin? - 18/09/2020
EY ÖLÜMLÜ; “Gün gelecek en aptalca göründüğün fotoğraflara bakıp hüzünleneceksin.
Müte'âl - 10/09/2020
Yok, daha neler… Evet, evet “holografik beynimiz”(*)le, bu “holografik evrenimiz”(1)de, şu “transandantal[-müte-‘âl(mutlak aşkın)] film”in üstüne başka hiçbir film yok…!
BULUTLAR BENİMLE KONUŞMUYOR TANRIM! - 03/09/2020
Denizin üstünde yürüyor ve gökyüzüne konuşuyordum.
TANRIM, AKLIMI/BİLİNCİMİ VE İÇİMDEKİ YAŞAM SEVİNCİMİ ALMA; GERİSİNİ BEN HALLEDERİM - 28/08/2020
TANRIM, AKLIMI/BİLİNCİMİ VE İÇİMDEKİ YAŞAM SEVİNCİMİ, BİR DE NEDENLERİMİ ALMA; GERİSİNİ BEN HALLEDERİM!(1)
ve Tanrı dedi ki... - 20/08/2020
“Geçmişin bütün dinleri gibi bizler de ‘ilâhî’yi içimizde arıyoruz. Bu kadim hedefleri, şimdiki zamanın metaforlarıyla tanımlıyoruz:
 Devamı