• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Meryem Kadıoğlu
Öldürülecek Kadın!
09/09/2021

   Bu sabah korkunç bir kavgayla yatağımdan fırladım. Mahallemizde yıllardır uyum içinde yaşayan bir çift, sokağın ortasında, tekme tokat kavga ediyordu. Kadın ağlıyordu. Çaresizce sadece bağırıyordu. Erkek ise, karşısındakinin kaç senelik eşi, dostu, çocuklarının anası olduğunu unutmuş olacak ki, can düşmanına vurur gibi acımasız ve kördü.

   Mahalle sakinleri zar zor ayırdı çifti. Okula gitmek üzere hazırlanmış çocukları da dehşetle bir babalarına bir annelerinin yanına koşuyordu. Adam ve kadın o çocukları da tamamen unutmuş olacaklar ki, birbirlerine küfürler ve tehditler savuruyordu.

Adamın o çok sevdiği eşine dediği cümle beni dehşete düşürdü;

-“ Seni öldüreceğim!”

Ne korkunçtu. Bu cümle çok tanıdık değil mi? Hemen hemen tüm kavga eden çiftlerde kadının sesi biraz yükseldiğinde, birazcık hakkını aramak istediğinde, erkeğin en doğal hakkıymış sanki.

Sanki, o canı o insana kendi vermiş gibi geri alma hakkını kendinde görmesi insanlık namına ne utanç verici.

   Kavga sırasında olsun geçtikten sonra olsun, özellikle de kadınların feryat eden mağdur olarak görünen bir insana, “ ne biçim kadınsın çeneni tutmadın yedin dayağı oturdun aşağı” demeleri de sanırım bizim sosyal statümüzün bilindik profilidir.

Kadın dediğin susar. Kan içer kızılcık şerbeti içtim diye söyler. Kol kırılır yen içinde kalır...

Hemen önceki gün ise, yine bize çok yakın bir evde, herkesçe mutlu bilinen bir ailede yine bir kadın evladının gözü önünde öldürülmüştü.

   Bu gece ise bir şoför evine bıraktığı kadından parasını alamayınca ahlaksız bir teklifte bulunuyor. Kadın kabul etmeyince, üç çocuğu olan kadıncağızı oturduğu mahallede kendini satan bir kadın olarak teşhir ediyor.

Ve ekliyor; “Sen tam öldürülecek bir kadınsın.”

Nasıl oluyor bu öldürülecek kadın?

Bir kadın biraz sesini çıkardı hakkını aradı diye mi tüm bunlar? Biraz yardım edip, eşleri olunca onların sahibi mi olmuş oluyorsunuz ki, istenileni ses çıkarmadan yapsınlar!

Gerçekten sizi doğurup büyüten annelerden hiçbir farkı olmayan kadınlara olan bu garez bu düşmanlık nedir?

Kadını baş tacı eden ayağının altında cennet vadeden bir zihniyetten çıkıp ne ara gelindi bu kafaya.

Sorulacak o kadar çok soru o kadar acılar var ki ve cevaplar hep aynı telden.

-Eskiden kadınlar şöyleydi benim anam böyleydi. Kardeşim zaman o zaman mı? Madem öyle evlenme o zaman. Git annen gibi kadın ara bul gönlünce.

   Bir başka kadını kocası öldürmeden önce internette alacağı cezaya bakıyor. Hangi hastalık ile yırtarım yatmam diye bakıyor. Sonra gidip hanımını hayat arkadaşını öldürüyor. Sonra tüm bu gerçekliklerin içinde uzun uzadıya davalar bilmem neler. Ölen öldüğüyle kalıyor.

Yaw insan hayatı bu kadar mı değersiz?

Bir ailenin direği nasıl ki babadır. Bir toplumun omur iliği de annedir. O kırılırsa her şey dağılır. Her şey sakattır. Bir toplumda anne o toplumu en güçsüz halinden en güçlü haline getirir ki, kendisini öldürsün veya öldürülecek kadın ilan etsin diye.

Daha kaç can heba olup gitmeli. Kaç ışık sönmeli. Kaç yavru bu travmalara uyanacak mutluluk rüyalarından.

Cidden tüm bu yaşananlar çirkin bir şakaya benziyor. Nerde haklı nerde suçlu hiçbirşey belli değil.

Kadına biçilen değer suskunluğuyla ölçülüyor. Konuşan, hakkını aramak için savunan  kadınsa öldürülecek kadın ilan ediliyor.

Bu mudur, öldürülecek kadın?

Vicdanlar toprağın altında kalmış,

Adı da ADALET ablaymış.

Her gören bir avuç toprak atmış.

Edenler ettiğiyle kalmış

Sağlıcakla...

MERYEM KADIOĞLU



55 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Sahne sizin! - 05/11/2021
Işıltılı dünyanın cafcaflı detaylarıyla kuşanmış, kendine insan diyen ırka sesleniyorum, sahne sizin!
Kendime Öğütler... - 25/05/2021
Emek ve alın teriyle gelen hiçbir şey kolayca gitmez elinden. Paran kadar var olmak ya da emekle kan ter içinden defalarca yeniden doğmak. Hepsi senin elindedir.
İslam Dini ve Bilim - 07/05/2021
Bilim ile din arasındaki bağ nedir?
Benim Gibi - 02/05/2021
Şiir
Mutsuzluğun Sırtı - 25/04/2021
Neyse, bizim zamanımızda dediğim çocukken. Ayılar oynatılırdı. Aynı bugün ki gibi ahali etrafına toplanıp eğlenceli anlar geçirirdi. Ne kadar hasret kalmışız gülmeye. Çocuğundan yaşlısına hepsinde bir gülümseme.
Yinelenme - 05/12/2020
"Aynı şeyi tekrar tekrar yapmak ve farklı sonuçlar beklemek deliliktir."
Bilmem! - 29/11/2020
Zihnimizin ördüğü kalın ve yalıtımlı duvarlardan, ancak özgürleşen benlikler kanatlanarak çıkıyordu.
Sakın dürüst olma! - 13/06/2020
İnsanlar okusun diye ilginç başlıklar atıp sonra da ottan böcekten bahsetmeyeceğim bu yazımda. Bildiğiniz kendi attığım başlığa meydan okurcasına dürüst olacağım.
Corona'nın Kerametleri - 31/05/2020
............
 Devamı