• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
ALLAH İNANCININ TARİHİ

UĞUR KARACA

 

Allah inancını ve toplumun yaşadığı çelişkileri net bir şekilde ortaya koyup, insanları bununla yüzleştiren uyarıcılara Peygamber denmiş. Tarih içerisindeki Allah inancı, en genel manada Peygamberler tarihi olarak karşımıza çıkar.

Sondan başa doğru bir tarih sıralaması izleyerek, (1) Bahaullah,  (2) Muhammed,  (3) İsa,  (4) Musa, (5) İbrahim,  (6) Budha ve (7) Konfiçyüs hakkında kısa değerlendirmeler yapıp, Allah hakkındaki tarihsel süreci ve temel yaklaşımları ortaya koymaya çalışacağız.

 ‘Akıl çerçevesinde Allah nasıl tanımlanabilir? Gözlem ve değerlendirmelerle Allah’ı nasıl kavrarız?’ sorusunun cevabını, ileride “Aklımızla tespit edebileceğimiz, hayatın değişmez 8 kuralı” başlığında değerlendireceğiz.

Allah inancı, bir şiir veya beste gibidir. “En iyi şiir veya beste, geçmişteki filan kişinindir ve daha iyisi olamaz!” diyebilir miyiz? O şiir veya besteyi bilmeyen iyi şiir ve beste yapamaz diyebilir miyiz?

İnsan gönlünü açık tutup, saplantı ve zaaflardan arınarak gerçek Allah inancına ulaşabilir.

Tarihsel bilgiler, kutsal olarak tanımlanmış metinler, örnek tarzda yaşamış veya yaşayan kişiler veya birçok değişik yöntem bizi hakikatlere götürebilir. Yüzlerce alternatifi arayıp tarayıp, ölçüp biçip karar vermek mi kolay, yoksa akli delillerle direkt durum değerlendirmesi yapmak mı?

Hırsızlığın, sarhoş edici madde kullanmanın, evlilik dışı cinsel ilişkinin, dürüst olmayan davranışın, gücüne dayanarak haksızlık yapmanın, kötü olarak değerlendirilmesi için, bir kitapta yazıyor olması şart mı? Gülümsemenin, çocuk sahibi olup onları iyi insan olarak yetiştirmenin, güzel ürünler üretmenin ve fazla olanları paylaşmanın iyi olduğunu söylemek için bir kitaptan okumak mı lazım?

İyi olanları, geçmişten gelen binlerce bilgi arasından ayıra ayıra bulmak mümkün. Bu çerçevede ruhbanlar, bilgilerin geçmişte saklı olduğunu ve kendilerinin bu bilgilere yoğun uğraşlarla ulaştığını söyleyerek bu konuda itibar görmek isterler.

Bir dakikada söylenebilecek gerçekler için bir ömür tüketip, buna rağmen de net olarak da bir şey söyleyemeyen ahmaklara niye itibar edeyim ki?

Hakikatleri her yerden bulup çıkarabiliriz. Tarihten süzülen bilgileri okuyup karşılaştırarak, bilge insanları dinleyerek ve hatta bir karınca kolonisini yakından izleyerek de hakikatleri tespit edebiliriz. Hakikat su gibidir ve hakikatlere ihtiyacımız var. Taşın içinde de, havadaki nemde de su var, lakin gürül-gürül akan bir su kaynağının dibindeki insanın, taşın arasındaki su taneciklerini biriktirerek susuzluğunu gidermeyi düşünmesi saçmalık olur.

@tabusal.com

  
1368 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın