• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
BABA İBRAHİM

Dört bin yıl kadar önce tek bir Yaratıcı güç düşüncesini net bir şekilde ortaya koyan akıl adamıdır. Mantık çerçevesinde Yaratıcı-İnsan ilişkisini ortaya koymuştur. Peygamberim diyenlerin ortak ata olarak kabul ettikleri bir isimdir ve o sebeple kendisini Baba ön ismiyle, Baba İbrahim diye anacağız.

Fedakâr Musa, Paylaşmacı İsa ve Medeni Muhammed’in saygı ile anıp ilham aldıkları kişidir Baba İbrahim.

Yaşayan 7 milyar insandan yarısının ortak peygamberidir Baba İbrahim. Yahudi, Hristiyan ve Müslümanların ortak atası olan Baba İbrahim doğru bir şekilde tanıtılırsa; Hindu ve Konfiçyus dini, Budist ve Bahailerce de saygı ile karşılanacaktır.

Baba İbrahim zamanında insanlar her bir önemli olayın ayrı bir tanrısı olduğunu düşünür ve birçok tanrıya tapardı. Bu devirde güçlüler güçsüzleri köle olarak kullanır, çocuk ve kadınlar tanrılara kurban edilirdi. Kendisini, vicdan ve bedenleri özgür kılmaya adayan Baba İbrahim, hayata dair olan doğruları toplumun gözüne sokarak ortaya koymuştur.

Yaratıcı’yı kafasında çözümlemiş olan Baba İbrahim, sanki bu sorunu çözmemiş de birçok tanrıya tapan hemşerileri ile birlikte çözmeye çalışır gibi kafalarda şimşekler çaktıran bir yaklaşım ortaya koymuştur.

Baba İbrahim puta tapan hemşerilerine geceleyin parlak dolunayı göstererek, “Tek bir tanrı olarak bu parlak Ay’a tapalım.” der. Sabah aynı adamlarla buluşunca, “Akşamki Ay kaybolup gitti ve Güneş çok daha parlak, biz en iyisi Ay’ı bırakıp Güneşe tapalım.” der. Ertesi gün, “Ay sabahları Güneş akşamları kayboluyor, kaybolmayan bir güç bulup O’na tapınalım.” der.

Baba İbrahim, sakin bir zamanda tanrıları temsil eden putları çekiçle parçalar ve tek bir put kalınca çekicini onun üzerine asar. Putların kırıldığını görenler bunu Baba İbrahim’in yaptığını bilir ve yanına gelip kızarlar. Baba İbrahim ise, “Çekiç elinde olan put diğerlerini kırmış olamaz mı?” diye sorar. “Saçmalama o put diğerlerini nasıl kıracak!” diyenlere de, “Yanındaki bir putu çekiçle kıramayanın size bir faydası olabilir mi?”  diye hemşerilerini şoke eder. 

Kendini Yaratıcı gibi gören zalim yöneticiye, “Ben can veren ve can alan Yaratıcı’ya iman ettim.” der. Zalim yönetici derhal iki canlı varlık getirtir, birini öldürtüp diğerini serbest bırakır ve “Bak ben de can verip can alıyorum, sen bana iman et!” der. Baba İbrahim “Benim iman ettiğim Yaratıcı, güneşi doğudan doğdurur batıdan batırır, sen de bu şekilde bir güç sahibi isen Güneş’i batıdan doğdur ki sana iman edeyim!” der.

Baba İbrahim, akıl küpü bilge bir insandır. İnsanların zihin ve yaşantılarındaki çelişkileri net bir şekilde gözler önüne serip gerçekleri açığa çıkarmıştır. Baba İbrahim, Yaratıcı’nın insana bahşettiği aklı mükemmel bir şekilde kullanmayı, örnek teşkil edecek şekilde ortaya koymuştur.

Tüm dünya nimetlerini insana bahşeden Yaratıcı’ya nasıl şükretmek gerektiğini düşünen Baba İbrahim, tüm güzellikler için şükrünü ortaya koymanın bir yolunu aradı. Sağlığı, inancı, eşi ve çocuk sahibi olması sebebi ile Yaratıcı için güzel bir hayvanı kurban edip hemşerilerine ikram etmeyi düşündü ve “kurban” ibadetini ilk defa uyguladı.

Savaşan, açlık- susuzluk çeken veya manevi bir sığınak arayanlar için bir mekân ihtiyacı olduğunu gören Baba İbrahim, ailesinin de desteğini talep ederek bir ev yapmaya karar verir. Suyun yanı ve yolların kesiştiği Mekke’de bir konuk evi yapmaya karar verir. Bu eve giren doyacak, düşmanından korunacak, manen dertlerinden arınacaktır. Baba İbrahim; bu evin mimarı, işçisi, emekçisi ve yöneticisidir. Baba İbrahim, temiz duygularla yaptığı bu güzel evi, Yaratıcı’ya kulluğunun bir gereği olarak yapmıştır.

Baba İbrahim’in evi güvenli bir yer olarak kabul görür ve buraya sığınanlara kimse dokunmaz. Baba İbrahim, insanları savaştan soğutmak için bir adım daha atar ve “3 ay savaşılmasın.” diye bir teklif ortaya koyar. Bu teklif kabul görür ve haram aylar denilen barış ayları tüm dünya tarafından uygulanır. Baba İbrahim’in amacı bu haram ayları 12 aya çıkarmaktır.

Baba İbrahim bölgesel bir yapı, kavimsel bir devlet oluşturma mücadelesi vermedi.  O, tüm insanlığa hitap edip, evrensel bir anlayış ortaya koymaya çalıştı. Amaç, aklını kullanan, Yaratıcı’ya saygılı, iyilikten yana ve barışı sağlamayı amaçlayan özgür bireyler oluşturmaktı.

Baba İbrahim döneminde, “Akılcılık ve özgür bireylerin oluşması” kuralı öne çıkar. Baba İbrahim kendisine biat edecek insanlar istemez, yakın çevresine değil tüm insanlara seslenir. Bir bölge devleti oluşturmak yerine, tüm insanları içine alacak bir dünya devleti tasarlar.

Uğur Karaca | Hangi Allah isimli kitabından.

@tabusal

  
1307 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın