• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Dürtüsel montaj — Jacques Lacan

Kaynak site adresini ziyaret edin

Bakın dürtüyü andıran bir şey varsa o da montajdır.

Varılacak sona atıf yapan bakış açısıyla kavranmış bir montaj değil bu. Bu bakış açısını kuran modern içgüdü teorilerinde montajdan türeyen bir imgenin sunumu pek çarpıcıdır. Böyle bir montaj mesela çiftlikte tavuğu telaşlandıran özgül biçimdir, bunun için tavuğun birkaç metre ötesine şahin maketi koymanız, yani takriben münasip tepkiyi uyandıracak bir imge sunmanız yeterlidir [fol: false]; bu işin püf noktası sunulan imgenin illa münasip olması gerekmediğini bize göstermektir. Bu tip montajlardan söz etmiyorum.

Dürtüdeki montaj öncelikle başı veya sonu olmadan sunulmuştur – sürrealist kolajlarda yapılan montajlar gibi. Drang [itki] düzeyinde, nesne düzeyinde ve dürtünün amacı düzeyinde tanımladığımız saçmantıkları [paradoks] toparlayarak elde edeceğimiz imgede herhalde havagazı musluğuna bağlanmış bir dinamo çalışıyordur, bir tavuskuşu tüyü belirip hoş bir kadının göbeğini gıdıklıyordur, o da orada öylece uzanmış güzel görünüyordur. Bu şeyin soraklandıkça soraklanan [curiouser and curiouser: gitgide daha ilginçleşen] yanı ise böylesi bir mekanizmayı tersine çevirebilecek bütün biçimlerin Freud’a göre dürtüyle tanımlanmış olmasıdır. Dinamoyu altüst etmekten söz etmiyorum – düğümü çözülen kablolar tavuskuşu tüylerine dönüşecektir ve havagazı musluğunun hanımefendinin ağzına takılması suretiyle kuşun kıçı orta yerde belirecektir.

Bu Freud’un gösterdiği gelişkin bir örnektir. Freud’un bu metnini sonraki toplantıdan önce okursanız en heterojen imgeler arasında geçişsizce sıçrayıp durduğunu göreceksiniz. Sadece gramatik atıflarla yapar bu sıçramaları, sonraki toplantıda bu marifeti kavramanız zor olmayacak.

Bu arada Freud’un yaptığı gibi hiç düşünmeden teşhirciliğin röntgenciliğin karşıtı olduğu veya mazoşizmin sadizmin karşıtı olduğu nasıl söylenebilir? O sadece gramatik nedenlerle söyler bunları, özne ve nesnenin ters çevrilmesiyle ilgilidir, sanki gramatik nesne-özne gerçek işlevlermiş gibi. Onların öyle olmadığını göstermek kolaydır ve bu çıkarımı imkansız kılmak için dil yapımıza atıf yapmamız yeterlidir. Ama o bize bu oyun aracılığıyla dürtünün özüne dair bir şey iletir, sonraki toplantıda size o şeyin eylemin izi olduğunu anlatacağım.

Seminer 11’den

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

  
107 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın