• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Mustafa Yıldırım
-
Ulus Baker’e Ziyaret - 6
16/12/2025
Ulus Baker’e Ziyaret - 6

‘sevgili filozofum
haydi dışarı çıkalım
bir yerde yemek yeriz
gezeriz sağı solu,’ dedim
‘ya lütfen kusura bakmayın
aç-tok olup olmadığınızı sormayı unuttum
masraf etmeyin bence
yakınlardaki bir lokanta hesaplı sayılır
arayıp sipariş vereyim
evde yiyip öyle çıkalım gezmeye
acıkıp acıkmadığımı çok hissetmesem de
bazen öğünleri unutsam da
mutfakta çok iyiyimdir
arkadaşlar çok lezzetli yemekler yaptığımı söyler
Ankara’dayken, yani ekonomik imkânlarım el verirken
her çeşit gıda malzemesi bulunurdu mutfağımda
çeşitli yemeler yapabilmek
mutfaktaki çeşitli gıda stoğuna bakar
malzemeden çalmamaktır
lezzetli yemeğin sırrı
burası, biliyorsunuz arkadaşların evi
yani, bir çeşit bekâr evi
hep dışarıdan
bazen lokantadan sulu yemek
bazen balık-ekmek
bazen köfte-ekmek
bazen kebap-döner dürüm
bazen hamburger-pizza
genelde sağlıksız şeyler
dolayısıyla mutfakta pek
gıda malzemesi yok
eski imkânlarım olmadığı için
ben de bir şeyler alamıyorum
mutfağa bir şeyler alalım
demeye de yüzüm olmuyor
arkadaşların durumu da çok iyi değil
sağ olsunlar, bana evlerini açtılar
onlara artı yük getirmekten korkarım
yani, maalesef size mutfakta bir şeyler yapamıyorum
en iyisi lokantadan bir şey istemek
yakınlardaki lokantanın tas kebabı meşhurdur
bir de çorba isteriz
ne dersiniz?’ dedi
‘mutfakta gıda malzemesi olsaydı
sizin bir şeyler yapmanıza hayır diyemezdim
sizin elinizden bir şeyler yemek
muhteşem olurdu
baksanıza, lezzetli yemekler yapıyormuşsunuz
biliyor musunuz, ben bir lezzet hastasıyım
hayatta en önem verdiğim şeylerden biri
lezzetli yemeklerdir
eğer biraz zamanım olsaydı
sizle çıkıp, mutfak için bir şeyler alırdık
ama saat üçe gelmiş
şurada dört saatim kalmış
şimdi aldık, hazırladık, yedik diyesiye
gitme vakti gelir
gezme işi yatar
-endişeyle, ‘Hemen gidecek misiniz?’ dedi
‘maalesef üstadım
akşama yolcudur Abbas
ayrıca masrafın canı cehenneme
iyi bir meyhanede balık yeriz
siz rakı içersiniz, ben şarap
gerçekten sorun değil
yanımda para var
yakın tarih olduğu için
para teminim zor olmadı
banknotların 2006 tarihli baskılarını
bankadan temin ettim
zamanımda pek bir değeri olmayan
ama şimdi neredeyse
üç aylık memur maaşına tekabül eden
bir parayla çıktım yola
bilirsiniz, bizim paranın makûs talihini
değer kaybına hazır ve nazırdır
cebimden 100 TL’lik banknot çıkardım
şimdi bu paraya
altmış şişe bira alabilmek mümkün
ama zamanımda bir şişe bira
üstüne ucuzundan bir tane sakız
zam gelirse, sadece bir şişe bira
yanımdaki şimdi iyi para yani
masraf olur diye sakın endişelenmeyin
ilk önce lavaboya gireyim
ardından çıkalım,’ dedim
ayağa kalkınca, o da kalktı
ve yaklaşıp bana sarıldı
‘iyi ki geldiniz,’ dedi
samimi bir tınıyla

benden sonra
Ulus Baker de girdi lavaboya
evden içeri girdiğimde
çıkarmıştım kasketimi
vestiyer aynasına bakarak
tekrar taktım
bu İngiliz kasketlerini
başa biraz yamuk takıldığında
tipsiz olurdu
ayna karşısında düzgünce takmak
en iyisiydi

Ulus Baker lavabodan çıktıktan sonra
kaldığı odaya geçip
üstündeki eşofman pantolonu değiştirdi
açık mavi bir kot pantolon giydi
giydiği pantolonun bol olduğu belliydi
mutfaktaki benim getirdiğim poşetlerden
bir paket Samsun 216 aldı
ve pantolonun arka cebine koydu
‘ben hazırım, hadi çıkalım,’ dedi gülümseyerek
evden çıktık
merdivenleri inerken
sizi tanıyanlarla karşılaşabiliriz
karşılaşırsak eğer
benim zaman yolcusu olduğumu
kimseye söylememenizi
rica edebilir miyim
bilirsiniz, insanlar fazla meraklıdır
sizinle geçireceğim kısıtlı zamanı
çalmasınlar, dedim
şaşkın bir gülümsemeyle 
başını salladı

apartman kapısından sokağa çıktık
sokak boyu yürümeye başladık
Galâta Kulesi’nin bulunduğu meydandan geçerken
yorgun kuleye selâm verdim
‘sevgili filozofum, yalana bakmayın ama
arkadaşlarınızın evi
bence İstanbul’un en güzel yerinde
bu yönden şanlısınız
İstanbul’da yaşama şansım olsaydı eğer
burada ya da İstiklâl’in arka taraflarında oturmak isterdim
bir de Kurtuluş ve Balat tarafları
ötesindeki İstanbul
kim isterse onun olsun
birçok sokaktan geçtik
uzun bir caddeye çıktık
İstiklâl’in Galâta Kulesi yakınlarına kadar
uzanmış bir kolu muydu
başka bir adı fal mı vardı, bilmiyorum artık 
ama bayağı uzun bir caddeydi
‘isterseniz, tarihi tramvaylara binebiliriz,’ dedi
‘sizin için bir mahsuru yoksa
yürüyelim derim
ama dönüşte binelim derim
akşam çökmeden evde olalım
Abbas yolcu, anlarsınız ya,’ dedim gülerek
‘peki, öyle yapalım,’ dedi gülümseyerek
etrafımızı seyrederek ilerledik
bazen soruyordum
bazen de sormadan
Ulus Baker söylüyordu
gördüğümüz sokak çalgıcısını
bir-iki dakika dinliyor
kutularına 10 TL atıyordum
nakit 10 TL tükenince
iki tane 5TL atıyordum
5 TL de tükenince
ilk gördüğüm büfeye daldım 
iki tane Samsun 216 istedim
100 TL uzattım
bozuklar 10 TL’lik banknot olsun, dedim
sigaranın bir paketini
Ulus Baker’e uzattım
alıp, diğer arka cebine koydu
diğer paketi de ben koydum
‘ilâhi dostum, âlemsiniz,’ dedi
bana gülerek
‘küçük de olsa
sanatı ödüllendirmek
sanatçıya destek olmak gerek,’ dedim
samimi şekilde tebessüm etti
St. Antuan Kilisesi görüş alanımıza girmişti
masal şehri binalarını andıran
o nadide, göz doyurucu mimarisiyle
hemen yanında Mısır Apartmanı
asil ve ihtişamlı mimarisiyle
‘buraya da geldim
Mehmed Âkif’i ziyarete
o adamı da harcadılar
çok onurlu birisiydi o da
yoksul hâlinde
arkadaşına haksızlık edilip
işinden atıldı diye
buna tepki göstererek
aynı kurumdaki işinden istifa etmişti
para ödülü olduğu için
İstiklâl Marşı yarışmasına katılmamıştı
“para karşılığında şiir yazmam,’ diyerek
çok dürüst ve en aydınlıkçı Müslüman olduğu hâlde
yenilik karşıtı olmakla suçlandı,’ dedim
dalgın dalgın başını salladı, Ulus Baker

‘biraz ilerideki sokağa
Nevizade’ye girelim
boğazımız kurudu
bir şeyler içelim
İstiklâl’e akmaya öyle 
devam edelim,’ dedim
yürümeye devam ettik
tam Nevizade sokağı hizasına gelmiştik ki
sarsılır gibi oldum
nutkum tutuldu bir an
sayıklar gibi konuştum
‘bu o,’ dedi
‘o kim?’ diyerek
bana baktı, Ulus Baker
sarsıldığımı fark edince
hızlıca yanaşıp koluma girdi
yavaş yavaş ilerleyip
Nevizade sokağına girdik
ünlü meyhaneler sokağına
sokağa taşmış masalardan birine oturduk

-devam edecek-


45 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ulus Baker’e Ziyaret - 7 - 31/12/2025
oturunca biraz kendime gelmiştim ‘sahi, kimdi o, dostum?’ dedi
Ulus Baker’e Ziyaret - 5 - 23/12/2025
termosta su tükenmişti ‘ben biraz daha su ısıtıp
Ulus Baker’e Ziyaret - 4 - 20/12/2025
birasını bitirmişti, Ulus Baker ‘beş dakika ara verelim
Ulus Baker’e Ziyaret - 3 - 16/12/2025
kapıyı saçı başı dağınık biri açtı hemen tanıdım bu, Ulus Baker’di
Ulus Baker’e Ziyaret - 2 - 26/11/2025
kahvecinin garsonundan bir çay daha istedim biraz yorgun kuleyi izledim
Ulus Baker’e Ziyaret - 1 - 20/11/2025
...
‘Eli olmayanın dili çok olur.’ - 09/04/2019
Dili çok olan insanlar, genelde, ahkam kestikleri şeyden de yoksundur. Ama yoksun oldukları şeye en çok kendisi sahipmiş gibi göstermeyi iyi bilirler. Bu bir çeşit psikolojik tepkidir.
Doğu Toplumlarının Kaderi - 15/03/2019
Doğu insanın ihtiyaç duymadığı en büyük şey düşünmektir; en çok ihtiyaç duyduğu şeyse inanmaktır. Düşünmeye ihtiyaç duymadığı için, düşün yetisi gelişmemiştir. Düşün yetisi gelişmediği için de kendi başına kararlar alamaz. Ya ağası, ya şeyhi....
Muhafazakar Sanat Olmaz! - 04/10/2018
....
 Devamı