• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Tuanna Güzel
Despotizmi Yıkan kadın; Meryem
23/07/2014



Kalın duvarlarla örülmüş gelenek ve din ritüelleri iç içe girmişti, en yıkılmaz kurallar zamanın anayasa konumundaki Haham bekçilerin toplumu ablukaya almış genel zihniyeti vardı; asla karşılarında kimse duramazdı, duran ise en acımazsız şekilde cezalandırılıyordu. Kitaplarını keyiflerince kendilerine uyarlayarak oynuyorlardı despot Haham Firavunları.

Kadın, bakışları içler acısı…

Ancak koydukları kurallar ile kadın var olabilirdi; hele din söz konusu olunca da demir parmaklar arkasından mekan tayin edilebilir ki bu bile ona çok görülürdü. Yere göge sığdıramadıkları tapınakları ise kadından beri tutulmalıydı, eşiğinden geçemezdi hiç saydıkları kadın.

Despotizmin din imparatorluğunu, bir kadın gelir başlarına yıkar, kurallarını yok sayar, kadına sahip çıkar bu misyon yüklenmiş devrimci kadın. Bu kadın; İmran ve Hanne'nin kurtarıcı diye beklenen, oğlan çocuk diye zannedilen kız çocuğu Meryem'dir.

Meryem ilk hamlesini erkek hegemonyanın kadını yasakladığı kutsal tapınağa ayak basmasıyla başlatır. Bu hamle, konjoktürel din konseptini,  şimdiye kadarki algıyı yıkmak içindi. Meydan muharebesinde bir tarafta kadın olan Meryem, karşı tarafta ise yıkılamaz güçlü Hahamlar ve toplum, kültür...

Meryem tapınağa gitmekle bir yasağı bozmuştu; kadına bakışı yeniden anlamlandırıyordu edindiği misyonuyla. Bütün yıldırma politikalarına karşın direnmek zorundaydı. Bayrağı eline almış bütün kadınları temsil eden bu savaşçı kadın, hala yapacak çok şeyin olduğunu biliyordu. Din despotizminin saçma doktrinlerini yerle yeksan etmeye devam etmeliydi kadına dair.

Tapınağa adanmış bir kadın rahibe, evlenemez, üreyemez var olan kurumsallaşmış algıya göre. Meryem bunu da yapacaktı. Karşılıklı bu savaşta taraflar bütün kozlarını sonuna kadar kullanıyorlardı.

Meryem evlendi; birlikte büyüdükleri, kuzeni ve yol arkadaşı Yusuf ile. Bu da yetmezmiş anne oldu. Daha sonra karşılarına çıkarılacak oğlu İsa’yı doğurdu.

Meryem bebeğini alıp büyüttükten sonra başı dik, onurlu, dirayetli sağlam duruşuyla kadın olarak hala bit
 memiş savaşına son noktayı kurmamıştı. Yirmi beş veya otuz yıl sonra oğlu İsa'yı karşılarına çıkaracaktılar. Bunu kabullenmek zordu, dinin bekçileri ve toplum tarafından. Eli boş oturamaz ve buna izleyici kalamazlardı. Bu Meryem'e kalmamalıydı, savaş taktikleri en acımasız şekilde çetince oynanmalı, koca bir imparatorluğu yıkmış olan bu kadının hikayesini dinlerden dinlere, dünya var oldukça kendi kurguladıkları yalan bir hikaye ile manipüle ettiler, böyle bilinmeliydi bu.

Meryem'in hikayesini yazdılar; Genç bir bakire ruh tarafından ağzına üflenerek gebe kaldı, talihsiz kızcağız bu durumu acı çeke çeke kabullenmek zorunda kaldı Tanrı’nın emri buyruğu olduğundan. Utanıyordu gebeliğinden haya ve iffetin sembolü ızdırablı kadın. Derken doğurdu babasız çocuğunu, halkın içinde yürüyen bu kadın konuşamıyordu ve sorulan sorulara cevabı yoktu, artık Tanrı’nın emretmesiyle kundaktaki bebek konuşuverdi.

Evet böylesi uydurulmuş hikayenin kadının hikayesi karşı tarafın zaferiydi. Kaybettikleri şerefi kurtarma çabasıydı yalan.

Gene de savaşta galip gelen Meryem'di.

             

tabusal.com 

                 



1300 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Göğe Çıkalım - 08/10/2021
...
siyahım kimsesizler adına - 25/08/2021
...
Yüreğine Beni Kazımışsın - 22/07/2021
...
Şiir - 16/06/2021
Neyi isteriz hayalet gemilerimizde, yolculuğumuzu yaparken?
Gün İçinden bir zaman - 22/05/2021
Gün içinden bir zaman dilimiydi çalınan.
Dün gibi yorgundur susmalarım - 28/03/2021
...
Zamanın Uçarılığı - 28/02/2021
Anmaları gördükçe kaçkın zamanın uçarılığını görebiliyorum.
Yağmur Yağıyor Typhon - 15/01/2021
pencerene yağmur çiseliyor Typhon uyan seni güzellik uykucusu
Tia - 03/01/2021
“Birer ikişer dökülüyoruz bazen farkına varamadan bazen de farkına varmak bile istemiyoruz.” dedi, dost.
 Devamı