• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Tuanna Güzel
Gizlenen Hayatlar
09/06/2016
Bu hafta için kayda değer, fikri çalkantılı ve sarsıcı okuduğum kitap şimdiye kadar genel olarak öğrenemediğimizin dışında, gizlenmiş bir konu işlenmiştir. Farklı anlatımıyla objektif olmaya çalışan Lasley Hazleton “ İLK MÜSLÜMAN” adlı eseriydi.

Muhammed Peygamberi anlatılıyor. Gayet açık, katıksız, şeffaf olan rivayet söz konusu olan kişinin psikolojik, sosyolojik açıdan yaşanmışlıklarına dair bizlere sunuyor biyografiyi. İbn-i İshak ve El Taberi’den kılavuz kaynak kullanmıştır. Doğrusu İbn-i İshak tarihçi kimliğiyle rivayetleri olduğu gibi sansürsüz kayıt altına almasına şaşırdım.

Oryantalist bilginler kutsanmış, kurumsallaşmışın etrafında tavaflarını yapıp duruyorlardı ki farklı bir ses ise hala hoş bakılmazken, İbn-i İshak ya hayranlığından ya gaf yaparak dudak uçuklayan hayatı yazmıştı. Ya da ben mi ilk defa bu kadarına rastlayınca nutkum tutulmuştu. Peki neden İbn-i İshak ile El Taberi ‘den rivayetler halkasına koyamamışlar, göremediler mi? Belli ki kasıtlı görmek istenmemiştir.

6.yy  sosyo kültürünü en başından beri göz önünde bulundurmakla bence ince kaçınılmaz bir olgunluktur. Tarafsızlığının bariz işaretidir. Debreşen hislerini muhakkak kontrol altına almakla gayet nakkaş marifetindedir. Nasıl olur diyorum. Nasıl da gözden kaçırdığımız bu bilgiden yoksunuz? Ne olabilir?

Ne olduğunu bilemiyorum ama tatmin olamadığımız konjektür bilgi ve amelden rahatsız olduğumuz daima kesindi. En azından nihayet birinin çıkıp bu tatminsizliğimizin boşa olmadığını söylediğini anlıyorum. Doğru yoldasın der gibi kitabıyla, ışık tutar, ışık tutar göreceklerimize. Adeta ilk defa bir korkuluğu görür gibiyim. Beklemediğim ama kuşku duyduğum bir şey bu. Yalnız saygı duyduğum bir değerin iç yüzünün aynadaki yansımasıdır bana ışık tutulan şu yansıma..

Tarafsız ve objektif işlenmiş eser; Muhammed Peygamberin yaşadığı dönemde dışlanmışlığın, kabul görememenin psikolojisini yaşamış çocukluğunu gençliğini kronolojik biçimde ele almıştır.

Dışlanan Muhammed bozuk ve yanlış gördüğü statükoyu alaşağı etmeye yeminlidir. Bir ezilmiş olarak ezilmişlerin yanında, ezene karşı gerilla mantığıyla göstermeye başlamıştır orta yaşlarında. Yanında örgütlediği dışlanmışlar; fakir yoksul, yetim öksüz, kölelerden. Bu davasına pek nadir zengin kodamanlardan hak verenler olmuştur. ( Her dönemde hakkaniyetten yana taraf tutan statükonun bir parçası olup da gönlü onlardan yana olmayan sayıca tek tükler olabilir.)  

Stratejik taktikler ile gerilla mantığıyla bir grup isyancı birliği zengin kodamanın ileri gelenlerine mali zarar vermeye çalışmıştır. Belli bir güç kazanıncaya kadar ilk girişimleri buydu, taciz etmek ve güç gösterisi.. Asıl mesele; aciz, zayıf, ezilmiş psikolojisine sahiplerin kanıtlamak hırsıyla yapacakları her eylemi meşru görüyor olmalarıydı.. Bu kabul görülme mücadelesinde önüne çıkan her engeli acımasızca, gözü kara oynamaktan çekinmezler, çekinmediler. Kendisine itaat etmeyen her riski ince stratejik akıl oyunlarıyla ortadan kaldırmaktaydı.

Muhammed, verdiği mücadelede kendini kanıtlamış ve otoritesini sorgulayana, itiraz edene siyasi politik cevaplar vermeye başlamıştı; ortadan kaldırıyordu acımasızca, sözüm ona tanrının emriyle yapıyordu, yığınları sürüklemek ve etkilemek için tanrıya ihtiyacı vardı. İyi kandırma politikası..

Arabistan, Arap kıtasına kendini ıspatlamış ayrıca İran Sasani ve Bizans'a karşı da boy gösterisinden çekinmiyordu. Büyük İskender’e benzetiyorum tek fark İskender babadan oğula krallığını almıştı, zahmetsiz.

Yanında yer alanlar yukarda da değinmiştim: toplumun dışlandığı (Hazleton’un deyimiyle hiç kimse diye tanımlandıkları) zayıf, güçsüz, eğitimsiz, yoksul bireylerdir. Bu bireyler sosyolojik ve ekonomik olarak alt sınıf tabakasından olup öfke ile yoğrulmuş, intikam hırsına sahiplerdi zira bu bireyler çok kolay bir şekilde sisteme karşı örgütlenebilirler.

Bugün günümüzde olduğu ve her çağda olduğu gibi. Aynı psikoloji, aynı sınıf, aynı direniş, aynı mücadelei aynı taktik, yalnız zaman dilimi farklıdır, değişen yok.

Beni sarsan ise şimdiye kadar bildiğimizin dışındaki bilgi ile karşılaşmak oldu. Hazin olan ise bu gerçekler gene bizde kalıyor topluma söyleyenemez her zaman. Eğer paylaşıyorsak da bize yakın olanlara paylaşıyoruz işte bundan derin acı duyuyorum. Klişelere tabulara asırlardır kalıplaşmışlara anlatmak çok güç, İbn-i İshak’ın ve El- Taberi eminim başlarda hakim güçlerce işlerine gelmediğinden gizlemiştir ve daha sonraları ise topluma kalıplaşmışı, inançları gereği değiştirmek zor olduğundan gerçek bilgi gizlenmiştir şu an benzer durumu yaşadığımız gibi.

İbn-i İshak’ı saklamışlar fakat Buhari, Tirmizi'yi yığınca yalan rivayetleri öne çıkarıp referans almışlar. Kraldan çok kral olanlar ve tanrıcılık oynayanlar işerine geldi mi çok iyi oyun oynarlar din despotlarınca. Gücü elinde tutan Muhammed’in başarısı bütün Arap bölgesine yayıldı. Kendi başarısı için yanındaki insan gücünü etkileme sanatı ise gayet ironik, zira duruma göre nasıl tanrıyı konuşturacağı biliyor.

O artık bir imparator. Totaliter sistemi var ancak dikkat çeken bir özelliği ise mütevazi hayatı. İmparator gerek savaş takdiği olarak gerekse gönül işi olarak aldığı kadınların dışında bir fantezisi olamamıştır; nitekim Eşleri Muhammed’in çıplak içi boş odasında günlerce çıkmamasından şikayetçi olurlardı bazen bu büyük meseleydi kendilerince.

Zengin yaşam sürmemiştir, asla bir sarayı olmamıştır. Arkasına yayılıp göbeğini kaşımamıştır. İbn-i İshak’a göre yine inzivaya çekilmiş…

Yapmak istediğini yaptıktan sonra ki psikolojik boşluk…

Masumiyetten canavara dönüşen bu adam, masumiyetine mi geri dönmüştü, bilinmez...


1118 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Dirençli Kavgan - 20/02/2024
….
Kendime Dersler - 02/02/2024
Onu ilk defa gõrüyordu ve kendisinin sevimli ve güzel gõrüntüsü haliyle ilk etap da sevdirtiyordu . Sevgi ve ilgi karşısında oynayıp oynayıp zıplıyordu . Annesine, ısrarla saçlarını açmasını istedi bu minik. Henüz konuşamıyor fakat az da …
Beni Yanlış Anlama - 18/12/2023
….
Kuru Otlar Üstüne / Deneme - 26/11/2023
Yalın Alpay "in olay kurgusunu beğeniyorum. Yerinde çıkarımlarını ve edilen kazanımları dikkat çekici buluyorum. Bazen bir kitap ve yazarını anlatır, öyle ki panik olurum. Neyi kaçırdım?
Haksızlığa Başkaldırı Özgürlüğe Açılan Yoldur - 09/10/2023
özgürlük göğe yakışıyor her martı gibi maviye yakışıyor kuşlar her çocuk gibi
Eh Göğe Çıkalım - 20/08/2023
Özgürlük göğe yakışıyor Her martı gibi Maviye yakışıyor kuşlar
Güzel İnsanlara Teğet Geçiyoruz - 23/07/2023
Yaşam nasıl bir şeydir anlaşılmıyor. Bazen çok karmaşık, bazen çok basit.
Kaybolduk - 22/05/2023
Koca bir ezginin sonuydu sersemlemiş hikayen Maharetli öfkeni kusuyordun hünerle işlenmiş hikayende.
İki Palyaçonun Düşü - 17/04/2022
Yazmak, duyguların dışarıya sızıntısıdır. Düşlerin heyyulası, düşüncenin kıpırtı halidir. Söz şiir olsun dedim olmadı.
 Devamı