• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Zeki Coşkunsu
Sonsöz (Epilog)
09/10/2020

 

SONSÖZ(EPİLOG)(1)

[PRAGMAN-1]


     “Tanrım; konuş benimle!”

     Ve bir kuş cıvıldadı ağaçta. Ama adam duymadı.

     Sonra adam bağırdı:

     “Tanrım; konuş benimle!”

     Ve gökyüzünde bir şimşek çaktı. Ama adam dinlemedi onu.

     Adam etrafına bakındı ve

     “Tanrım; Seni görmeme izin ver!” dedi.

     Ve bir yıldız parladı gökyüzünde. Ama adam farkına varmadı.

     Ve yüksek sesle haykırdı:

     “Tanrım; bana bir mucize göster!”

     Ve bir bebek doğdu bir yerlerde. Ama adam bunu bilemedi.

     Sonra çaresizlik içinde sızlandı:

     “Dokun bana Tanrım ve burada olduğunu anlamamı sağla, ne olur!”

     Bir kelebek kondu adamın omzuna. Ve adam kelebeği, elinin tersiyle uzaklaştırdı!

     Bu eser, henüz okurları tarafından hepsi okunup-bitirilmeden önce eskimiş olacak ve şu ana dek var olan tüm insanlık müktesebâtını takip etmek, “bilişsel bilim(cognitive science)” ve bağlantılı alanlarda yaşam boyu sürecek bir çalışmaya neden olacaktır! En azından ben, bunun böyle olmasını ümit ediyorum. Öyleyse bunu, “kendi yolunuzu(kendi dininizi)” seç-mekte özgür olduğunuz, Daniel C. Dennett & Douglas R. Hofstadter’in betimlediği gibi, “çatallı patikaların bulunduğu, istediğiniz zaman bir daire çizip geri dönebileceğiniz ve hatta bu konularda, bundan sonra yazılacakları okumak için zamanda ilerleyeceğiniz bir ‘bahçenin girişi’…”(2) olarak görebilirsiniz.

     Sevgili okur; “senplisite(yalınlık)” ile başlayan, yalın bir evrenin nasıl start aldığını bile anlatmak oldukça zorken, birdenbire “kompleks(karmaşık)” bir düzende, hertürlü silahı/do-nanımı kuşanmış bir yaşamın ya da yaratma yeteneğinin ortaya çıkışını anlatmanın daha da zor olduğunu herkesin kabul ettiğine inanıyorum. Dahası, şiirsel hayal gücünün kadifemsi dokunuşu olmaksızın insanların yüreğine girmek, pek de mümkün görünmüyor; yanılıyor muyum? Taş kalpli bir rasyonalist, periler diyarının güllerle süslenmiş sihirli kapısını boşuna çalacaktır. Çünkü kapıcı, ona kapıyı açmayacaktır! Sence de öyle değil mi Tanrım?

     Amacım, “övgü” ya da “suçlama”yı pay etmek değil, “otantik(gerçek-doğru) düşün-ce”ye, “otantik doğrular”a ulaşmak; “yargıç” ya da “avukatdeğil, “otantik araştırmacı” olma, insanı, doğayı ve Tanrı’yı otantik anlama ve otantik mutluluğu birlikte paylaşma çaba-sıdır. Tıpkı Spinoza’nın kendi lisanındaki şu veciz sözlerinde dillendirildiği gibi:

     “Onlarla alay etmek, hayıflanmak ya da nefret duymak yerine, insan davranışlarını anlamaya çalış(Humanas actiones non ridere, non lugere, neque detestari, sed intellige-re)!”(3)

     Ya da tıpkı, iki bin yıl önce bilim ve doğa hakkında güçlü bir önseziyle “(…) doğanın, her şeyi onlardan oluşturduğu şu atomları açıkla [ve] onlara ‘temel parçacıklar’ de!”(4) diye yazmış olan Romalı şâir Lecretius’un, “doğanın izi”nden gitme çabası gibi…

     Tanrım; kullarının Âdem öncesi “vahşilik(ilkellik/yabanıllık/bedevîlik)”ten, Âdem sonrası “medeniyet”e yükselirken [ki medeniyet -Sence malûm-; her zaman ve her yerde vahşilik/ ilkellik/yabanıllık/bedevîlik’ten evrimleşmiştir] çıktığı uzun yürüyüş(maraton) hâlâ devam ediyor! Kuşkusuz bizden sonra da duraksamadan devam edecek görünüyor. Çünkü (ilmî gözlemlerin verilerine göre) evrenimizde hâlâ yeni yıldızlar doğuyor, yeni galaksiler oluşu-yor. Evrenin “entropi”si maksimum düzeye ulaşmış değil, hâlâ minimumda…! Bir de şu dün-yamıza, her gün yeni nefesler katılıyor ya, o da işin ayrı bir heyecanı…!

     Tüm bunları -en azından- “Senin, insanlıktan hâlâ ümidini kesmediğine işaret” olarak alıyorum. Umarım, yanılmıyorumdur…?

(DEVAM EDECEK…)

 

(1) Bkz. COŞKUNSU,  Zeki;  Tanrım Konuşmalıyız;  Lütfen,  Mümkünse Hemen!”, [Mono-              

    log] ss. 346-348, ÇizgiKitabevi Yay., Konya, 2015.

(2) Bkz. DENNETT, C. Daniel; & HOFSTADTER, R. Douglas; “Fantasies and Reflections

    on Self and Soul(Aklın G’özü, Benlik ve Ruh Üzerine Hayaller ve Düşünceler)”, çev. Füsun

    Doruker, s. 467, Bogaziçi Üniversitesi Yay., 2. Baskı (Kasım), İstanbul, 2014.

(3) Bkz. FRAZER, (Sır) James George; “İnsan, Tanrı & Ölümsüzlük(İnsan Gelişimi Üzerine

    Düşünceler)”, çev. Onur Aydın/İrem Demirel, s. 56, Altın Bilek Yay., İstanbul, 2015.

(4) Bkz. KANE, Gordon; “Süpersimetri Skuarklar, Fotinolar Ve Doğanın En Temel Yasaları-

    nın Açığa Çıkarılması”, çev. Zekeriya Aydın, s. 30, Tübitak Popüler Bilim Kitapları, Anka-

    ra, 2000.

 



471 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Duygu Okyanusu İçindeki Akıl Adası - 29/07/2022
Duygu Okyanusu İçindeki Akıl Adası
YAŞAMSAL ÜÇ BÜYÜK KIRILMA* - 07/07/2022
YAŞAMSAL ÜÇ BÜYÜK KIRILMA YAŞAMSAL DENEYİM-ETKİNLİKLERİMDEN ÜÇ ÖRNEK KESİT
Felsefe Din Çatışması -II- - 09/05/2022
USDIŞILIĞIN TARİHİ: ‘İRRASYONALİTE(MANTIKSIZLIK-SAÇMALIK)’ İLE ‘RASYONALİTE(MANTIK-AKLA UYGUNLUK)’ ARASINDAKİ ÇATIŞMA(:ETKİLEŞİM & EVRİM)
Felsefe Din Çatışması -I- - 06/05/2022
‘METODİK KUŞKUCULUK(SCEPTICISME MÉTHODIQUE)’TAN HAREKETLE ‘KURAMSAL DÜŞÜNME(PENSÉE THÉORIQUE)’ ÖRNEĞİ VE ETKİNLİĞİNİN ‘İKİLİ(BINAIRE) DANS’I
Kanasın Kanamasına da... - 16/04/2022
‘Kanım çekiliyor’! Bu öyle bir ‘çekiliş’ ki Ne bir denizin, Ne de bir okyanustaki herhangi bir ‘med-cezir’, Yani ‘gel-git’lerinkine benziyor!
Pireye Kızıp Yorganı Yakalım mı? - 20/03/2022
MESELE ‘PİRE’ Mİ ‘YORGAN’ MI? YOKSA ASIL MESELE ‘YORGANIN SAHİBİ’; O YORGAN SAHİBİNİN ‘EMPÜRİTON’LU[KİRLETİCİ-SAFLIĞI BOZUCU MADDE(PARAZİT/AJAN) YÜKLÜ] PİRE ÜRETİCİ ZİHNİYETİ VE ORTAMI’ OLMASIN!?
Ben bir Savaş Karşıtıyım - 26/02/2022
“Savaşma; Öz-gür kal - Öz-gürce yaşa, Otantikçe sev(iş) ve üleş-paylaş!”
Yaşam Sevincini Hiç Tatmamış Çocuklardandık! - 14/02/2022
Yaşam Sevincini Hiç Tatmamış Çocuklardandık!
Kalma Benim için! - 04/02/2022
‘Hicran-firak’ dediysem, yani ‘ayrılık’; Biz ikimiz hiç ‘birleşmedik’ ki…!
 Devamı