• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Zeki Coşkunsu
Spinoza'nın Tanrısına Dair
10/01/2021

SPİNOZA’NIN TANRISI, US VE KUTSAL KİTAP ÜZERİNE

ÇOK KISA BİR DEĞİNİ 

     17. yüzyıl felsefesinin en önde gelen üç büyük “Rasyonalist(Akılcı)”inden biri olarak kabul edilen Hollandalı filozof, otantik ilim insanı Baruch Spinoza[Benedict de Spinoza; (1632-1677)], ünlü eseri “Etika(Ethica: 1675)”sında, “insan Tabiatın bir parçasıdır, ancak Tanrı’dan farklı olan ‘insan tabiatın bir parçasıdır(1) der. Bu anlamda insan zorunlu olarak daima “pasiyonlara(edilgilere, tutkulara)” bağlıdır. Tabiatın ortak düzenine boyun eğer ve onun gerektirdiği kadar ona uyar.(2) Tüm bu önermelerin sonucunda Spinoza, bir insanın erdemi ya da üstün iyiliği “Tanrı’yı bilmektir” nokta-sına ulaşır. Bu bilgi bütün insanlar için ortak bir iyiliktir. Çünkü bütün insanlar aynı tabiattadır. Bu yüzden bu bilgi aynı kesinlikte ve aynı suretle bütün insanlarca bilinir.(3)

     Spinoza töz’ün tanımını “Etika”da “Tanım-III”te; “Kendi başına varolan ve kendisi ile tasarla-nan, yani kendisini teşkil edecek başka hiçbir fikrin yardımı olmaksızın hakkında fikir edindi-ğimiz şeye cevher diyorum(4) şeklinde yapar.

     Buradan “töz”ün “kendi kendine yeterli, tasarlanması için başka bir şeyin yardımına ihtiyaç duymadığı” sonucuna varabiliriz. “Absülü(Mutlak) olarak sonsuz bir ‘varlık(*) olan töz(5)e Spino-za “Tanrı” der; ve ekler: “Başsız ve sonsuz(ezeli) özü ile tözün, sonsuz sayıda sıfatları vardır!”(6). Başsız ve sonsuz(Eternel) olan şeyin tanımının zorunlu sonucu tasarlanması bakımından, varlık başsız ve sonsuzluktur(Eternite)!(7) Ona göre böyle bir varlık(Tanrı ya da töz) “ezeli hakikat”, nitekim “şeyin özü” diye tasarlanmıştır, “süre veya zaman ile açıklanamaz!”(8).

     (*) [Oysa ben de derim ki; ‘O’ bir ‘VARLIKdeğildir! Herşeyden önce, zaten ‘Tanrı, var olmaz! Var ol-muşsa, o tanrı olmaz! Var olan(tıpkı bizim ve bütün natürel objeler; tüm entite gibi), bir var ediciye muhtaç-tır ve bu zorunludur!’ Dolayısıyla ‘bu çağ’ için, ‘çağımızın otantik ilmî yapısı’ çerçevesinde, ‘bu çağ’ın; ‘çelişkisiz(konsistan)’ ve ‘bütün(komple)’ [-ki bu iki özellik,Matematik-Lojik(Mantık) Yapısının kardinal (ana-temel) değişmezleridir!-] ‘endüktif-dedüktif(tümevarımsal-tümden-gelimsel)’, ‘ilmî-aksiyomatik formal sistem’i içinde, ‘multi-disipliner otantik ilmî kabulüm’e göre, ‘O’ bir ‘VARLIKdeğildir! Dahası, insan “Tanrı vardır!” ve/veya “Tanrı yoktur!” da dememeli…! “Bu iki ifade ‘dogmatik’ oldukları kadar ‘puta-tapıcı’dırlar! Aynı şekilde ‘metin diyor ki...’ ya da, ‘metin böyle demiyor’ şeklindeki ifadeler de ‘puta-tapıcı’ bir anlam taşırlar! ‘Metnin yakalanamaz, kavranamaz kalması’, bir ‘put-metin’ hâline gelmeme-si(9) de, “otantik felsefî & ilmî bir sine qua non(olmazsa olmaz bir gereklilik-zorunluluk)”dur! ‘O’, ‘BÜTÜNLÜK, TEKLİK VE EŞSİZLİK’İN KENDİSİ’...! ‘TRANSANDANTAL & META-meta-meta-meta... OLAN SİSTEMİN KENDİSİ’...! Strüktüründe ‘lojik paradoks(mantıksal çelişki)’ barındırmıyor. Ak-lın tavan sınırlarını da[ki İNSANOĞLU REFERANS SİSTEMİne göre aklın tavanı sınırsızvesonsuz’-dur, ama TANRI REFERANS SİSTEMİne göre ise sınırlıvesonludur] kapsarken, onun da ötesine taşı-yor. ‘Antropomorfik(İnsanbiçimci) tüm yaklaşımlar ve tanımlamalar’dan münezzeh olup, [ancak dile dökül-düğünde -ki dile dökülmediğindeSESSİZLİK’in Kendisidir- bu tür tanımlamalardan da kaçamadığımız], ‘TANIMSIZ’, ‘SOYUTLANAMAYAN’ ve ‘SOMUTLANAMAYAN’ Bizatihi ‘GERÇEK-GERÇEK’in ya-ni, ‘ABSÜLÜ(MUTLAK) HAKİKAT’İN KENDİSİ’...! ‘VARLIĞIN GİZEMİ’ ‘O’…! ‘O’, ‘AŞKIN BİR ATRAKTÖR(CAZİBE-ÇEKİM MERKEZİ)’…! ‘TRANSANDANTAL[ABSÜLÜ(MUTLAK) AŞKIN] GİZLİ BİR FAKTÖR’, ‘O’…!]

     Spinoza’nın çağdaşı olan Fransız matematikçi, fizikçi ve düşünür, otantik ilim insanı Blaise Pascal’ın da (1623-1662) dile getirdiği gibi; “filozofların Tanrısı, İbrahim’in, İshak’ın, Yakup’un Tanrısı değildir!” Spinoza’nın Tanrısı, “varolan her şeyin ‘ilk sebeb’i ve bir ‘açıklama prensibi’ olan hakiki bir filozof tanrısı”dır ve o, “nihai bir açıklama ilkesi”dir. Dolayısıyla da Spinoza’nın Tanrısının hem, “teolojik” hem de, “felsefi” bir anlamı vardır. Bu anlamda “Kartezyen metafiziği” eleştiren Spinoza, Descartes’in ileri sürdüğü maddi(Beden) ve maddi olmayanı(Ruh) içeren “çoğul töz anlayışı”nı reddetti. Çünkü böyle bir argümanın kabulü, onu takip eden önemli(politik) sonuçlar doğurur. Örneğin; bir töz, sadece aynı türden başka bir töz tarafından üretilebilir! Eğer aynı türden iki töz olmazsa, tözler üretilemez! Ve yine sonlu bir töz, aynı türden başka bir töz tarafından sınırlandırıl-mak zorunda olduğu için, eğer aynı türden iki töz olmazsa, töz sonlu olmaz! En önemlisi, “Tanrı sonsuz nitelikleri içine bir töz olarak tanımlandığı için o var olmak zorundadır ve onun varlığı başka herhangi bir tözün varlığını dışarıda bırakmalıdır. Bu yüzden sadece bir töz vardır ve başka her şey, sadece Tanrının bir tezahürüdür!”(10)

     Spinoza Tractatus”unda[ki Spinoza’nın Tractatus Theologico-Politicus eseri, Avrupa tarihin-dekien şeytani kitaplardan biriolarak kabul edilmiştir!]; “us varsa vicdana(-sağduyuya) gerek yoktur!”(11) der. Ancak ben de derim ki; “bu us(öz-gür akıl) benlik operatörü(düşünce dünyası)nden sepere olmuş(ayrışmış; müstakilleşmiş-özgürleşmiş), ona dominan(baskın) olmuş us(öz-gür akıl) olmalıdır! Değilse, seperasyonunu gerçekleştirememiş us, benlik operatörü(düşünce dünyası)nün elinde oyuncak olur ve benlik operatörü(düşünce dünyası) o usu tahakkümü altına alır!”

     Bu doğrultuda da şu saptamalara(çıkarsamalara) ulaşmak mümkündür:

     1- Eğer “akıllı algı(-akıl operatörü)(**), “düşünce dünyasını(-benlik operatörünü)” hâkimiyeti altına alacak olursa, birey Kur’ânî ifadeyle “mü’min(güven veren/güven verici)” olur.

     2- Yok, eğer “düşünce dünyası(-benlik operatörü)”, “akılı algıyı(-akıl operatörünü)” örtüp-kapatırsa(kalp mühürlenmesi), birey yine Kur’ânî ifadeyle “kâfir(hakikati örten/hakikati örtücü)” olur.

     3- Son olarak, eğer “düşünce dünyası(-benlik operatörü)”, “akıllı algıyı(-akıl operatörünü)” kendi çıkarlarına uygun(pragmatik olarak) olaraktan kullanırsa, birey Kur’ânî ifadeyle “münafık(ara bozucu-ikiyüzlü)” olur.

       (**)[“Akıllı algı(-akıl operatörü)”: Burada “çok yüksek düzen benzeri(very high order similar)” bir “akıllı algı(intelligent perception)”dan söz ediyoruz ki bunun da “yeni, özgün ve koşulsuz bir aklın tepkisi-yanıtı(the fresh, original and unconditioned response of intelligence)” olduğundan kuşku yoktur!]

     Yine, Spinoza; “kutsal kitabı üreten zihin ‘analitik bir zihin’ değildir!”(12) der. Doğrudur. Zira Spinoza’nın kutsal kitabın yorumunda akla başvurmayı reddetmesinin nedeni de, “din ile devletin ay-rılması”dır(laiklik). Spinoza’nın kitab-ı mukaddes eleştirisini bir “teolojik okuma” olarak değil, bir “siyasal okuma” olarak görmemiz gerekir. “Sözlü kültür metinleri ‘analitik’ olmadığı için de, birer ‘ussal metinler’ olamaz!”(13) Otantik ilmî kabulüme göre, “ontik-otonom inançların-dinlerin üretim merkezi ‘analitik zihin’ değildir! Dolayısıyla da, tüm bunlar, yaygın kullanımıyla ‘ME-METİK’ nadir kullanımıyla ise ‘KÜLTÜRGEN’ orijinli(kaynaklı-kökenli)dir!”; ve’s-Selâm…!

     Takdir, kendini “otantik(gerçek-doğru) ilim” ve “otantik filozofi(felsefe)”yle “yoğuran”, otantik anlamda “yeniden inşa” edebilenlerindir!

(1) Geniş bilgi için bkz. SPINOZA, Benedict de;Etika”, Fransızcadan Çev: Hilmi Ziya Ülken, 2.Baskı, Dost Kitabevi Yay., Ankara, 2006.

(2) Bkz. a.g.e.; (Etika; Tanım-III, Kanıtlama-Ön & Tanım-IV, Kanıtlama-Ön & Sonucu), Dost Kitabevi Yay., Ankara, 2006.

(3) Bkz. a.g.e.; (Etika; Tanım-IV, Önerme XXXVI, Kanıtlama), Dost Kitabevi Yay., Ankara, 2006.

(4) Bkz. a.g.e.; (Etika-I, Tanım-III), Dost Kitabevi Yay., Ankara, 2006.

(5) Bkz. a.g.e.; (Etika-I, Tanım-VI), Dost Kitabevi Yay., Ankara, 2006.

(6) Bkz. a.g.e.; (Etika-I, Tanım-VI, Açık), Dost Kitabevi Yay., Ankara, 2006.

(7) Bkz. a.g.e.; (Etika-I, Tanım-VIII), Dost Kitabevi Yay., Ankara, 2006.

(8) Bkz. a.g.e.; (Etika-I, Tanım-VIII, Açık), Dost Kitabevi Yay., Ankara, 2006.

(9) Bkz. OUAKNIN, Marc-Alain[Haham Filozof(d.1957-…), Paris, Fransa]; “Introduction à la Littérature Talmudique”, -publiée en guise d'étude préliminaire à la traduction des Aggadoth du Talmud de Babylone - 'Ein Yaakov par Arlette Elkaïm-Sartre, éd. Verdier (1982) ; rééd. corrigée (1990) & OUAKNIN, Marc-Alain;Le Livre Brûlé, Lire le Talmud”, (éd.), Lieu Commun, (1986); éd. Seuil, 1992.

(10) Geniş bilgi için bkz. KARAGÖZ YEKE, Yıldız(Prof.Dr.); “Spinoza’da Felsefe, Etik ve Siyaset” adlı makalesi, s. 105, (2011). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/272395. (Erişim Tarihi: 14.11.2020).

(11) Geniş bilgi için bkz. SPINOZA, Benedict de;Tractatus Politicus(Politik İncelemeler)”, Murat Erşen (çev.), Dost Yayınları, Ankara, 2007 & “Teolojik-Politik İnceleme”, Cemal Baki Akal(çev) - Reyda Ergün(çev), Dost Yay., Ankara, 2008 & “Tanrıbilimsel-Politik İnceleme”, Betül Ertuğrul(çev), Biblos kitabevi Yay., İstanbul, 2008 & “Teolojik-Politik İnceleme”, M. Kazım Arıcan(çev), Türkiye Diyanet Vakfı Yay., Ankara, 2011.

(12) Geniş bilgi için bkz. SPINOZA, Baruch(-SPINOZA, Benedict de); “Tractatus Politicus(Politik İnceleme-ler)”, Murat Erşen (çev.), Dost Yayınları, Ankara, 2007 &  CÜNDİOĞLU, Dücane; “Aydınlanmanın Üç Evresi”, Marmara İlahiyat, (27 Şubat-2020) & “Spinoza Ve Kitab-ı Mukaddes Eleştirisi Ders Notları(Ejder Turan Notları)” & https:// www.youtube.com/watch?v=TF2GSWek5Ng & CÜNDİOĞLU, Dücane; “Son Çığlık: Averroes (1-4)”, https://www.youtube.com/watch?v=MdBgcDMpIsw. (Erişim Tarihi: 14.11.2020). 

(13) Bkz. CÜNDİOĞLU, Dücane; “Aydınlanmanın Üç Evresi”, Marmara İlahiyat, (27 Şubat-2020) & “Spinoza Ve Kitab-ı Mukaddes Eleştirisi Ders Notları(Ejder Turan Notları)” & https:// www.youtube.com/watch?v= TF2GSWek5Ng. (Erişim Tarihi: 14.11.2020).

                                                                                                                            Zeki Coşkunsu



344 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Duygu Okyanusu İçindeki Akıl Adası - 29/07/2022
Duygu Okyanusu İçindeki Akıl Adası
YAŞAMSAL ÜÇ BÜYÜK KIRILMA* - 07/07/2022
YAŞAMSAL ÜÇ BÜYÜK KIRILMA YAŞAMSAL DENEYİM-ETKİNLİKLERİMDEN ÜÇ ÖRNEK KESİT
Felsefe Din Çatışması -II- - 09/05/2022
USDIŞILIĞIN TARİHİ: ‘İRRASYONALİTE(MANTIKSIZLIK-SAÇMALIK)’ İLE ‘RASYONALİTE(MANTIK-AKLA UYGUNLUK)’ ARASINDAKİ ÇATIŞMA(:ETKİLEŞİM & EVRİM)
Felsefe Din Çatışması -I- - 06/05/2022
‘METODİK KUŞKUCULUK(SCEPTICISME MÉTHODIQUE)’TAN HAREKETLE ‘KURAMSAL DÜŞÜNME(PENSÉE THÉORIQUE)’ ÖRNEĞİ VE ETKİNLİĞİNİN ‘İKİLİ(BINAIRE) DANS’I
Kanasın Kanamasına da... - 16/04/2022
‘Kanım çekiliyor’! Bu öyle bir ‘çekiliş’ ki Ne bir denizin, Ne de bir okyanustaki herhangi bir ‘med-cezir’, Yani ‘gel-git’lerinkine benziyor!
Pireye Kızıp Yorganı Yakalım mı? - 20/03/2022
MESELE ‘PİRE’ Mİ ‘YORGAN’ MI? YOKSA ASIL MESELE ‘YORGANIN SAHİBİ’; O YORGAN SAHİBİNİN ‘EMPÜRİTON’LU[KİRLETİCİ-SAFLIĞI BOZUCU MADDE(PARAZİT/AJAN) YÜKLÜ] PİRE ÜRETİCİ ZİHNİYETİ VE ORTAMI’ OLMASIN!?
Ben bir Savaş Karşıtıyım - 26/02/2022
“Savaşma; Öz-gür kal - Öz-gürce yaşa, Otantikçe sev(iş) ve üleş-paylaş!”
Yaşam Sevincini Hiç Tatmamış Çocuklardandık! - 14/02/2022
Yaşam Sevincini Hiç Tatmamış Çocuklardandık!
Kalma Benim için! - 04/02/2022
‘Hicran-firak’ dediysem, yani ‘ayrılık’; Biz ikimiz hiç ‘birleşmedik’ ki…!
 Devamı