• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tabusalcom?ref=hl
  • https://twitter.com/tabusal
Zeki Coşkunsu
Ben bir Savaş Karşıtıyım
26/02/2022

İNSANIN ÖZBEÖZ(GERÇEK) KENDİNDEN-KENDİ DOĞASINDAN

OTANTİSİTE

(AUTHENTICITÉ: OTANTİKLİK; GERÇEKLİK-DOĞRULUK-GÜVENİRLİK)’DEN KAÇIŞI…!

BEN BİR SAVAŞ KARŞITIYIM!

HA GÜNDEMDEKİ UKRAYNA’DA SÜRÜP GİDEN DE

İKİLİ BİR SAVAŞ DEĞİL

DÜPEDÜZ

‘RUSYA’NIN

ARKA PLANDA ANLAŞTIKLARI

‘İNGİLİZ & AMERİKAN EMPERYALİZMİ & KAPİTALİZMİ’NİN

MÜŞTEREK

BİR İŞGÂLİDİR!

FATURASINI İSE

AĞIRLIKLI OLARAK

‘UKRAYNA HALKI’

DOLAYLI OLARAK DA

‘DÜNYA İNSANLIĞI’ ÖDÜYOR

BİZLERE ÖDETTİRİLİYOR!

ZİRA ONLAR İNSANLIK DÜŞMANIDIR!

 

Savaşma;

Öz-gür kal - Öz-gürce yaşa,

Otantikçe sev() ve üleş-paylaş!

(Zeki Coşkunsu)

 

     Kadim gönül dostum, hakîkât yolcusu Mehmet Ender Çelik (1969-…) haklı, yerinde ve kardinal(temel) şöyle bir soru yönlendirir ve açımlar:

    İnsanlar özgür olmayı niçin sevmez, niçin özgür düşünemez ve ondan korkar?

     Özgürlüğün olmadığı, başkasının iradesine ve merhametine bırakılan bir yerde eşitlik, huzur, mutluluk, eme-ğin hakkı, üretim, hakça paylaşma, adalet/hukuk ve düşünce gelişebilir mi?

     Son 2000 yıllık tarihe baktığımızda bütün ‘kitlesel savaş ve büyük katliâmlar’ın nedeni ‘siyasallaşan din’ ve yine son 200 yıldır bizleri en az o kadar büyüleyen ‘ideolojiler’ olarak [‘küresel emperyalizm & kapitalizm’ (z.c.)], ‘ulusçuluk’, ‘ırkçılık(/radikal milliyetçilik)’ ve ‘komünizm’ değil midir?

     Başka halk ve milletlerin her türlü üretimi ve bir bütün olarak sömürülmesi ve katledilmesi bu nedenle ger-çekleşmemiş midir?

     Her türlü zulüm ve haksızlığa sebep olan, evimiz olan gezegenimizi ve içindekilerini acımadan ifsat ederek bizlere cehennem yaşatan bir din ve düşünce özgürlük sunabilir mi, hep ‘öteki’leştirerek, ‘öteki’ni yaratarak adaleti gerçekleştirebilir mi, insana/insanlığa umut olabilir mi?”

     Tanrı’yı ve insanlığın ortak vicdanını yaralayan bir din ve düşünce sadece global ve yerel efendilere hizmet eder, yalın insan dahil tabiat ve bileşenlerine ise sadece zulüm getirir!

     Size ‘dava’dan bahseden herkesten kaçınız, zira ya canınıza, ya malınıza, ya da özgürlüğü alınmışlar olarak sömürülmenize/köleleştirilmenize karar verilmiştir; bunu hiç unutmayınız!

     Sizlerden kahramanlık bekleyenlerin önce kendilerinin kahramanlığını görünüz, fedakarlık talep edenlerin de fedakarlığını…!

     Sizden daha varsıl, daha rahat olanların büyülü sözlerine değil, içinde oldukları pratiğin gerçekliğine inanınız. Kişinin doğuştan sahip olduğu her türlü hakları, onuru ve özgür düşüncesi en az varlığı kadar önemlidir ve devredilemez özelliğe sahiptir.”(1)

     İlgili sorunun yanıtı da bana göre şöyle:

     Neden mi? Nedeni açık seçik ortada: ‘Bütünlük-Bütünsellik(intégrité-wholeness-holistique)’ten kopup ‘parçalanmışlık(fragmentation)’a yelken açan insan maalesef, ‘kendi özbeöz(gerçek) otantisitesi’nden (otantikliğinden; gerçeklik-doğruluk-güvenirliliğinden) kaçışı nedeniyle ‘öz-gür bir birey’ olamaz ve ‘öz-gür’ce düşünemez! O artık ‘SAYISIZ GODOT’(*)LARIN MALI, KULU-KÖLESİ’dir de ondan…!”

     (*)[“GODOT ve/veya ünlü İrlandalı yazar, şair, öğretmen ve edebiyat eleştirmeni, James Augustine Aloysius Joyce’un (1882-1941) takipçisi olduğu için “son modernist”lerden, daha sonraki pek çok yazarı etkilemiş olduğu için de, “ilk post-modernist”lerden biri olarak değerlendirilinen İrlandalı yazar, oyun yazarı, eleştirmen ve şâir; 20. yüzyıl “deneysel edebiyat”ının önde gelen yazarlarından, Samuel Barclay  Beckett’in (1906-1989) “Godot’yu Beklemek(En attendant Godot): Âdeta “sonuçsuz, absürt(saçma) bir umut, bekleme eylemi”…! “Eylemsizliklerine yenilmiş insanlar”ın, “Godot” adında, “ne olduğu bilinmeyen bir kurtarıcı(!) şahsiyet veya bir şey”i beklemeleri…! Bir gün gelip bizleri, içinde bulunduğumuz saçma varlıklar dünyasından alıp bir yerlere götürecek olan “kurtarıcı(!) şahsiyet(!)...! Gelmeyeceğini bildiğiniz hâlde onu, “Godot”yu beklersiniz, bir ümit gelmesini dilersiniz, ama o hiç gelmez! Siz yine de beklersiniz!](2)

     Evet, oldum olası hep “Godot(!)” bekler bizde insanlar…! “Mesîh(!) & Mehdi(!) Saplantısı” bitmiyor; nâm-ı diğer “TANRI’NIN GÖLGESİ(!)”…! “Sanat, felsefe, bilim, modern kültür, din ve ahlâk” üzerine “meta-for”,  “ironi” ve “aforizma” dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmış olan ünlü Alman  filolog,  filozofkültür eleştirmenişair ve besteci; “güç istenci”, “üstinsan(hyperanthropos-übermensch: süperinsan)”, “bengi dönüş” gibi özgün fikirlerle tanınan, ‘VaroluşçuFriedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900) haksız değildi; “insan güç istemidir!” derken…! Ama bunlar ona da uymuyorlar! Bunlar “PATRONUN SOPASI”nın altında kendilerini, güçlü(!) hissediyorlar! “BABA(!)”nın, yani “TANRI’NIN GÖLGESİ”…!

     Sözün özü, Friedrich Wilhelm Nietzsche’nin şu manidâr sözünde taçlanıyor: “İnsan, bir an önce ‘kargaşa-sı’nı, ‘kendine anlam veren bir düzen’e çevirmezse, ‘yıldız’ doğurtmazsa, karanlığında yok olacaktır!”(3)

     Son tahlilde, işte ben de bu yüzden demiştim: “İnsanın özbeöz kendinden-kendi doğasından otantisite’den kaçışı…! Ben bir savaş karşıtıyım! Ha, gündemdeki Ukrayna’da sürüp giden de, ikili bir savaş da değil, düpedüz ‘Rusya’nın arka planda anlaştıkları ‘İngiliz & Amerikan Emperyalizmi & Kapitalizmi’nin Müş-terek Bir İşgâli’dir! Faturasını ise ağırlıklı olarak ‘Ukrayna Halkı’, dolaylı olarak da ‘Dünya İnsanlığı’ ödüyor, bizlere ödettiriliyor! Zira onlar insanlık düşmanıdır!”; ve’s-Selâm…!

 

     (1) Bkz. ENDER, Mehmet; 04.09.2021 tarihli, kendi “facebook” ana sayfasındaki paylaşım yazısı, https://www. facebook.com/M.endercelik. (Erişim Tarihi: 04.09.2021).

     (2) Bkz. BECKETT, Samuel Barclay;  “En attendant Godot(Godot’yu Beklerken)”, -published (1952)-, (performed 1953), “Waiting for Godot(Godot’yu Beklerken)”, pub., 1954, (perf. 1955), -1969 Nobel Yazın Ödüllü-, Can Yay., İstanbul, 1990 (İlk yayınlanma: 1 Ocak 1963) & ITZKOFF, Dave; The Only Certainty Is That He Won't Show Up”, The New York Times, (12 November 2013) & HARMON, M.(Ed.); “Letter to Alan Schneider”, p. 6, -The Correspondence of Samuel Beckett and Alan Schneider- (27 December 1955), Harvard University Press, Cambridge, 1998, & KALB, J.; “Beckett in Performance”, Cambridge University Press, Cambridge, 1989, p. 43 & BROWN, V.; “Yesterday's Deformities: A Discussion of the Role of Memory and Discourse in the Plays of Samuel Beckett”, pp. 35-75 & ALVAREZ, A.; “Beckett” (2nd Edition), Fontana Press, London, 1992. Ayrıca bkz. https://en.wikipedia.org/wiki/Waiting_for_Godot & https://eksisozluk.com/godot--48826 & https://eksisozluk.com/godotyu-beklerken--569525?nr=true&rf=godotyu%20beklerken. (Erişim Tarihi: 29.01. 2021).

     (3) Bkz. NIETZSCHE, Friedrich Wilhelm; Böyle Buyurdu Zerdüşt”, -Önsöz’ünden-, çev. Murat Batmankaya, Say Yay., (ilk basım 2006), İstanbul, 2016.

 

     Zeki Coşkunsu



258 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Konfesyonlarım & Yüzleşmelerim! İtirafımdır. - 20/09/2022
KONFESYONLARIM & YÜZLEŞMELERİM! İTİRAFIMDIR; SALT HEP İKİ MEVSİM BİLİP-YAŞADIM! BEN SİZİN DOĞRU SANDIĞINIZ ÇİZGİDEN SAPTIM! AMA SİZSE TÜM YAŞAMINIZI BÜYÜK BİR YALAN(-YANILSAMAY)A VAKFETTİNİZ!
METAFİZİĞİN NESNESİ TANRI İLE METAFİZİĞİN KENDİSİ OLAN FELSEFE ÖLDÜ MÜ? - 20/08/2022
METAFİZİĞİN NESNESİ TANRI İLE METAFİZİĞİN KENDİSİ OLAN FELSEFE ÖLDÜ MÜ?
Duygu Okyanusu İçindeki Akıl Adası - 29/07/2022
Duygu Okyanusu İçindeki Akıl Adası
YAŞAMSAL ÜÇ BÜYÜK KIRILMA* - 07/07/2022
YAŞAMSAL ÜÇ BÜYÜK KIRILMA YAŞAMSAL DENEYİM-ETKİNLİKLERİMDEN ÜÇ ÖRNEK KESİT
Felsefe Din Çatışması -II- - 09/05/2022
USDIŞILIĞIN TARİHİ: ‘İRRASYONALİTE(MANTIKSIZLIK-SAÇMALIK)’ İLE ‘RASYONALİTE(MANTIK-AKLA UYGUNLUK)’ ARASINDAKİ ÇATIŞMA(:ETKİLEŞİM & EVRİM)
Felsefe Din Çatışması -I- - 06/05/2022
‘METODİK KUŞKUCULUK(SCEPTICISME MÉTHODIQUE)’TAN HAREKETLE ‘KURAMSAL DÜŞÜNME(PENSÉE THÉORIQUE)’ ÖRNEĞİ VE ETKİNLİĞİNİN ‘İKİLİ(BINAIRE) DANS’I
Kanasın Kanamasına da... - 16/04/2022
‘Kanım çekiliyor’! Bu öyle bir ‘çekiliş’ ki Ne bir denizin, Ne de bir okyanustaki herhangi bir ‘med-cezir’, Yani ‘gel-git’lerinkine benziyor!
Pireye Kızıp Yorganı Yakalım mı? - 20/03/2022
MESELE ‘PİRE’ Mİ ‘YORGAN’ MI? YOKSA ASIL MESELE ‘YORGANIN SAHİBİ’; O YORGAN SAHİBİNİN ‘EMPÜRİTON’LU[KİRLETİCİ-SAFLIĞI BOZUCU MADDE(PARAZİT/AJAN) YÜKLÜ] PİRE ÜRETİCİ ZİHNİYETİ VE ORTAMI’ OLMASIN!?
Yaşam Sevincini Hiç Tatmamış Çocuklardandık! - 14/02/2022
Yaşam Sevincini Hiç Tatmamış Çocuklardandık!
 Devamı